kısa kısa

5/12/2009 -Kategori: aklima takilan ayrintilar


merhaba sevgili günlük

yıllar ne çabuk geçiyor değilmi? ve hayatın anlamı ne çabuk şekil değiştiriyor insan dünyasında...!

bayramlar çocukluğumuzun en güzel anıları kalır hep içimizde. tıpkı annelerimizin yaptığı gibi bizde çocuklarımıza anılar bırakmak için uğraşırız. onlarda birgün gelir çocuklarına...!

 

arefe günü montesori materyalleri ile tanıştık .kargo paketi aralıkta açıldı büyük heyecanlarla...en çokta baba bebek oynadı.ama biraz farklı :)) tersten dizdi 1cm'lik küpün üstüne diğer parçaları.

 

 

sonra kurbanlık bakmaya gittik önce çekingen korkak tavırlarla,sonra defalarca herbirine teker teker elleyerek sevdik...

 

 

tıpkı balıklar gibi onlarında yiyecek olacaklarını bunun doğanın bir kanunu olduğunu algılamaya çalıştık.marketten aldığımız etlerinde aynı olduğunu,koyunlarında otları yediğini öğrendik.bacaklarını saydık,kuyruklarına baktık,hareketlerini izledik,keçilerle koyunları ayırt etmeye çalıştık.boynuz gördük,niye koktuklarını merak ettik.

 

 
vee bayram günü buse ablamız bizi efe arkadaşımızla birlikte apartmanda şeker toplamaya götürdü üstelik poşetlerle :D
ananemizin ördüğü cicilerimizle kendimizi çok güzel hissettik...
eve gelince heyecanla anlattık nasıl bayramlaştığımızı...
topladığımız şekerleri paylaştık kardeşimizle...
ama bir tane alıp kaldırdık...
her gün bir tane yemek üzere....
 
 
türkan teyzemiz aradı. bir önceki bayram giyemediğimiz bayyamlıklarımızı çorap ve body takviyesiyle giydik ve ona bol bol teşekkür ettik...
miki mas,miki mas,diye şarkılar uydurarak evin içinde gezindik...
miki mas'a çikolata yedirmeyide ihmal etmedik.. :D
uzaktaki herkesle konuştuk telefonda...kurban kestiğimizi,et yediğimizi ve onları çok özlediğimizi söyledik...onlarda bizi özlemişler.
 
uzakta olmanın tek güzel tarafı bu sanırım. özlenmekte güzel özlemekte....
 
 not:kapıya astığımız koyunları herkes çok sevdi ama bizim yaptığımıza pek inanmadılar... :)
 
kreşe çevirdiniz evi diyorlar... :D

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

bu-gün bay-rammmm

26/11/2009 -Kategori: aklima takilan ayrintilar

 

niye bilmem ki ...! bayram dediği zaman dilime hep aynı şarkı dolanır...

bu-gün bay-ram

 erken kalkın çocuklar

 giyelim en güzel giysileri

 elimizde taze kır çicekleri

 üzmeyelim bugün annemizi.... b.m.

 

 başka sözü varmı inanın bilmem dilimdeki sadece bu kadarı.sabahtan beride söyleyip geziyorum.

 

 

bu foto netten ama poz çok tanıdık.hala da geleneklerini sürdüren kayserililere canı gönülden selam olsun...bu şehirde bayrammı değilmi bilmiyoruz...:-(

 

 ananemiz dün paket göndermiş bisürü cicimiz oldu.hepsini tektek giydik tabiii.

ablamız telefona sarıldı hemen

--anne anneannemi arada teşekür ederim çok mutlu oldum diyeyim...

bulamadık ama bunu düşünmesi harika bi duygu...

 

 

sabah faaliyet zamanı benim kurban bayramı klasiğim datlı zuzuları yaptık.kapıya astık.komşuların içseslerini duyar gibiyim....! :-D çok da umrumdu.....:-P

 

 

 

birazdan çocuklar için bu bayram ne sürpriz buluruz diye bakmaya gideceğiz.yarın bol bol işim olur.uğrayamam oyüzden hepinize hayırlı bayramlar...

 

akşam bayyamlıklarınızı sandalyeye özenle yerleştirip, kıymızı rugan ayakkabılarınızla uyumayı ihmal etmeyin...:-D

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

öyyyyleesssine

19/11/2009 -Kategori: aklima takilan ayrintilar

hiçbir aşk ve macera tanrısı

yola çıktığı gibi dönmez geriye

kabuk bağlar yüzümüzdeki gölgeler

 

unutarak ve vedalaşarak geçilen

durakların birinde inmemiz gerekir

bindiğimiz düşlerden

 hayat belki başka biri yapar bizi...(MM)

 

hiç başkalaşmadım-dık desem yalan olur.

elinde kitap okuldan gelen ünv.li bir gençle karşılaştımmı

 hala onunla dertleşebilirmişim gibi geliyor.

ama yanına bile yaklaşamıyorum çünkü

o bana

 iki çocuk annesi komşu teyze olarak bakıyor...:((

ne melodram ama.................Hahahahah

 

dün docacım bana un helvası yaptı

bugün elele tutuşmuş gelinlik taşıyan bir çift gördüm.

kendime baktım ''al dedim olur sizinde sonunuz böyle.

 

akşam kıza yaşlı eşşeği anlatıyordum...

artık hiçbirşey taşıyamadığı için sahibi onu satmaya karar vermiş diye...

**anne sende yaşlandın galiba bizi taşıyamıyorsunya artık ondan.........!

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

annemin elma dilimli patates kızartmaları

18/11/2009 -Kategori: aklima takilan ayrintilar

 son zamanlarda kızlarıma sık sık elma dilimli patatesler kızartıyorum.sanırım annemi çok özledim.

 

anneni daha sık anımsıyorsan

..............hatta anlıyorsan...............

kalbini bir mektup gibi buruşturup fırlatılmış kendini kimsesiz ve erken unutulmuş hissediyorsan içindeki, çocuğa sarıl, sana insanı anlatır. ...................................................................... annemi ne çok anıyorum bir bilseniz...!

artık gençlik yıllarının olumsuz ve eleştirel bakışları bile kalmadı.içimdeki çocuğa sarılamıyorum bile.çünkü artık ben anneyim ve anneme sığınmayı her istediğimde kızlarıma sarılıyorum

ortaokulu evimizden uzakta bir okulda okuduğum için öğlen yemeklerini dışarda yemek zorunda kalıyordum bu yeni gelişen bir çocuk için süper birşey.tabii dünyayı yeni yeni tanımaya başlıyorum.fast foot artık hayatımın önemli bir parçası oldu ve evdeki yemekleri beğenmemeye başladım.annem hafta sonları mutlaka kahvaltılıkların yanına mutlaka ek bir şeyler yapardı.kızartmalar hamur işleri menemen .....vs.tabi ençokda patates kızartması

çocukluğumuzdan beri hep resimdeki gibi (tabi daha düzgününü) elma dilimi şeklinde doğrardı. bizde hani artık büyüdükya...bırak anne sen güzel yapamıyorsun biz artık uzun uzun istiyoruz der elinden alırdık.zamanla ağır eleştirilerimize daha fazla direnemeyen annem kırk yıllık el alışkanlığını bizim için değiştirip uzun dilimli patatesler kızartmaya başladı.fas foot reklamları amacına ulaşmış ve bir ailede daha asimilasyon gerçekleşmişti.böylece çağdaş,gelişmiş olduğumuzu düşünüyorduk herhalde ki arkadaşlar arasında bu bir övünme meselesi bile yapılıyordu.-annem hep uzun uzun kızartır.

gün oldu devran döndü bende anne oldum.

bigün fark ettimki cips olarak tarif ettiğimiz uzun kesimli patatesler hiçte doyurucu olmuyor.anneminkiler daha lezzetliydi neden?çünkü elma dilimi yapardı.

başladım elma dilimli patatesler kızartmaya.evet böyle daha yumuşak ve lezzetli.kızlar daha çok sevdi bunu.ah anne ah şimdi yanına geldiğimde sen kızlarıma patates kızartmak isteyeceksin bende uzun yapma anne kızlar elma dilimli seviyor diyeceğim.sen nemi yapacaksın tabiiki nasıl istiyorsak öyle kızartacaksın.asla o temiz yüreğine fesatlık gelipte beni bozmayacaksın eskileri yüzüme vurmayacak hatta özürleneceksin ""

-ne bileyim siz böyle seviyordunuz diye yaptım.

 

 

 

 

.

"" annem beni kırk yaşında hastalıklarından kurtulursun diyen doktorun tavsiyesiyle doğurmuş. şimdi bize kızıyor başka doğurmayın siz cahilmisiniz diye.

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

hayata bakış

11/11/2009 -Kategori: _ocuk gelisimi


hergün yaptığımız rutinlere birde eğitim açısından bakalım...
 
iki yaşına takriben iki ayı kalmış boncuğumuz yaklaşık dört aydır kendi yumurtasını soyabiliyor.eğitimci anne olunca soyulmuş olarak vermiyor/yedirmiyor yada yapamazsın dökersin diyerek elinden almıyor hatta destekliyorsunuz.ablamızı görüp içselleştirerek taklitte olunca işin içinde kendi kendine giyinebilen yemek yemeye çalışan,yani özbakım ihtiyaçlarını karşılayabilen bir çocuk ortaya çıkabiliyor.

gelişimsel açıdan bakıldığında ise parmak kasları gelişiyor makas,kalem tutma ...vb. becerileri için bir alt basamak oluşturuyor.
dokunuyor,
hissediyor ve algılıyor.

 

 

bu toplarıda onlar yaptı desem şaşırmazsınız herhalde...!
tarifinide verelim peynir yemeyen çocuklara yada misafir kahvaltılarına alternatif oluyor.
beyaz peyniri ince rendeliyorsunuz ayrı tabaklara : *maydanoz,nane,dereotu....vb (ince kıyılmış olmalı) *susam,hindistancevizi,kıyılmış ceviz....vb ( gerisi damak zevkine ve *hayal gücünüze kalmış) hazırlıyor,rendeli peyniri elinizi hafif ıslatarak *yuvarlıyor,istediğiniz miktarlarda tabaklara bırakıyorsunuz.tabakları hafif sallayıp her taraflarına malzemenin yapışmasını sağlıyor küdanları batırarak servis tabağına alıyorsunuz. bittiiiiiiiii.

 

 

hem parmak hemde el kaslarınız gelişirken beceri kazanıyor.
renk, boyut,hacim,sanatsal zevk,gruplama yapabilme gibi gelişimsel kazanımlar elde ediyorsunuz. bir işi başarıp ürün ortaya çıkarabilme hazzıda cabası. bakın bir taşla kaç kuş vurduk...

yani eğitim hayatın taaaaa kendisidir.materyal hazırlamak güzel ama anlarda yakalayabileceğimiz eğitim fırsatlarını da kaçırmayalım.

adını unuttuğum felsefecilerden biri oyun hakkında; ''kedi ip yumağıyla oynarken aynı zamanda onun için yaşamsal önemi olan fare yakalama işi için pratik yapıyordur. '' der


Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

üç küçük kadın

kızlarım ve hayata dair ayrıntılar

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro

Daha fazla bilgi yarışması için buraya tıklayın